İlişkilerde Duygusal Çıkmazlar...


İyi bir ilişki, duygularımızı ifade etmemize, hatalar yapmamıza, farklı deneyimler yaşamamıza olanak tanır ve bizi geliştirir. Fakat bazen ilişkiler de, tıpkı insanlar gibi yoldan çıkar. Tekrar yoluna girmesinin tek yolu da iletişime açık olmaktır.

Bağlanma teorisi bize aşık olduğumuz kişinin hayattaki sığınağımız olduğunu gösterir. Aslında ilişkide çoğu zaman mutluluk aradığımızı düşünürüz fakat asıl aradığımız şey aşinalıktır. Yetişkin ilişkilerimizde, çocuklukta hissettiğimiz o güven ve şefkat duygularını ararız. Partnerimiz duygusal olarak uygun olmadığında ya da bize yanıt vermediğinde, çaresiz bir şekilde dışarıda yalnız kalmakla yüzleşir ve kaygıya kapılırız. Aşık olduğumuz kişiyle bağlantıyı kaybetmek güvenlik ve güvende olma duygumuzu tehlikeye atar. Nörolojik olarak kendimizi tehlikede hissettiğimizde ise mantıklı düşünmeyiz ve sadece duygusal kararlar alarak harekete geçeriz.

Bağlantıyı kaybetme korkusuyla devreye giren bu strateji kişinin hayatında bazı zamanlarda işe yarabilir. Fakat bu durum gün geçtikçe sorunu daha da karmaşık ve çözümsüz hale getirebilir.

Öfke ve hayal kırıklığıyla rica etmek yerine emrederiz bu da birleşmekten çok savaşmaya yol açar. İlişkilerimiz bir anda güç savaşlarının yaşandığı bir arenaya döner. Partnerinizle hangi konu yüzünden tartıştığınızın bir önemi yoktur. Önemli olan tartışırken kullandığınız dil ve sizi o noktaya getiren duygusal yoksunluğunuzdur.

Çiftler bu noktaya geldiklerinde ilişkilerinde alınma, kaçınma ve mesafe gözle görülür bir hal alır.

İlişkilerde en çok yaptığımız hataların başında esnek olamamak gelir. İlişki öncesi bireysel yaşamımızdaki alışkanlıklarımızı değiştiremiyor ya da partnerimizi olduğu gibi kabul edemiyoruz. Sürekli onu değiştirmek için çaba sarf ediyoruz. Boşa harcanan enerji bizi daha çok strese sokuyor.

Birçok alanda yaşanan sorunlara müsamaha gösteririz. Sorunların çözümü için sabırla bekleriz. Bazen sorunun çözümü için müdahale eder, çözüm içinde aktif olarak yer alırız. Fakat konu kendi ilişkimize geldiği zaman huzurun zaten olması gerektiğini varsaydığımızdan sorunları olağandışı kabul eder, çözüm için aynı hassasiyeti göstermeyebiliriz.
İlişkide ki sorunlarınızla, duygularınızla ilgili partneriniz ile konuşmaktan kaçmayın. İlişkimizde yolunda gitmeyen şeyler varsa, ilişkimizde bize iyi gelen şeyleri görmezden gelme eğiliminde oluruz. Bunu bilinçsizce yaparız. Bunun yerine ilişkinizde size iyi gelen noktaları düşünüp kendinize bunları hatırlatmanız ilişkinizi tekrar yoluna sokmak için iyi bir adım olacaktır.

Kısacası ilişkinizi daha iyi bir noktaya taşımak için,

Hissettiğiniz duyguları kabul edin ve parterinizle paylaşmaktan çekinmeyin

Bütün bunları yaparken yıkıcı bir dil kullanmak, partnerinizi suçlamak yerine yapıcı bir dil kullanın,

Uzlaşma için sabredin,

Karşınızda ki kişiyi değiştirmeye çalışmak yerine enerjinizi onu nasıl kabul edebilirime harcayın,

İlişkilerinizin kuvvetli noktalarını, size iyi gelen taraflarını görmezden gelmek yerine onları kendinize hatırlatın.

Uzman Psikolog Zeynep Kaya