Vajinismus Tedavisinde Erkeğin Rolü


Cinsellik insanlığın tarihiyle başlayan, hayatına devam etmek için avlanmak, yemek yemek, su içmek, güvenliğini sağlamak kadar doğal, fakat toplumsal tabular nedeniyle saklı kalmış, konuşulmayan, konuşulması ayıp karşılanan bir konu olarak süregelmiştir.

İlişkilerde kadın ve erkek birbirini tamamlayan unsurlardır. İlişki içinde ister evlilik, ister flört olsun iki taraf da duygusal, fiziksel, psikolojik ihtiyaçlarını tatmin etmek üzere ilişki içinde kalır. Yapılan araştırmalar bize göstermektedir ki cinsellik ikili ilişkiler içinde önemli bir yere sahiptir. Aşk ve sevginin olduğu yerde tutku ve cinsel çekimin olması kaçınılmazdır.

Bazı durumlar cinsel ilişkinin yaşanmasını ya da doyuma ulaşmasını engeller. Bunların temelinde cinsellik ile ilgili yanlış inanç ve tutumlar yer alır. Vajinismus, cinsel ilişki esnasında kasılma ve bu kasılmalar sonucu kişinin cinsel ilişkiye izin vermemesi durumudur. Vajinismusun nedenleri üzerine birçok araştırma yapılmış, kitaplar yazılmıştır. Hala kesin olarak nedeni bilinemese de Vajinismusun nedenin yanlış inanış ve tutumların sürdürülmesi olduğu düşünülmektedir.

İyi haber ise psikoterapi sayesinde vajinismus sorunun çözüme ulaştığıdır. Birçok kaynak vajinismusun nedenleri ve tedavisinden uzun uzun bahsetmektedir. Bu yazının devamında vajinismusun tedavisinde özellikle eş ile yapılan iş birliğinin ve öneminin olumlu yansımaları hakkında bilgi sahibi olacaksınız.

Cinsel ilişki problemini çözebilmek için cinsellik hakkında bilgi sahibi olmak önemlidir fakat yeterli değildir. Mutlu bir cinsel yaşam için ilişkide karşılıklı güven en temel prensiptir. Bu yüzden erkeğin yaklaşımı ve tutumu kadını motive edici de olabilir, süreci olumsuz etkiyerek sorunun uzamasına, bazen farklı boyutlara taşınmasına, eş çatışmalarına da neden olabilir.

Kliniğe başvuran çoğu danışanın bu probleme uzun zamandır sahip olduğunu ama tedavi arayışına çok geç başladıklarını gözlemleriz. Bunun birçok nedeni vardır. Mahrem bir konuyu bir yabancıyla paylaşmak çoğu kişi için katlanılması zor bir durumdur.

Bazı durumlarda ikincil kazançlar dediğimiz durumlar ortaya çıkar. Cinsel ilişkiyi gözünde çok büyüten kadın için “zaten yaşanmasa da olur birliktelik” düşüncesi erkeğin de mevcutta olan cinsel problemlerini perdeleyebilir. Çiftler çocuk sahibi olmak isteyene kadar iki taraf da sükûnetini korur. Bu durum evlilik yaşamı boyunca üstü kapatılmış gibi görünse de problem evlilik içinde form değiştirerek (iletişim çatışmaları, öfke problemleri, aldatma) devam eder.

Sorunu kabullenmek ve sorun olduğunu kabullenmek iki farklı önermedir. Sorunu kabullenmek onu bir parçanız olarak görerek yaşamınıza devam etmenizdir. Bir sorun olduğunu kabullenmek ise sizi sorunun çözümünü aramaya, bu sorunu hayatınızdan çıkarmanıza yardımcı olan eylemdir. Bazı zamanlarda vajinismus problemine sahip olan kadınların eşlerinde sorunu kabullenici bir tavır gözlemleriz. Bu tavırda kişilerin hem tedavi arayışına geç girmelerine hem de tedavide sürecin uzamasına neden olmaktadır.

İlk olarak bir sorunun olduğunu kabullenerek başlamak önemlidir. Cinsellik sadece üremek için değil bundan haz duymak için vardır. Birbirini mutlu ederek hayatın tadını çıkaran çiftler olgunlaşma sürecinde ilerliyor demektir.

İkinci olarak güven ortamı sağlandığında aşılamayacak bir problemin olmadığının farkında olmak gerekir. Aceleci ve nazik olamayan tutum çoğu zaman kadının motivasyonunu düşürür. Sabırlı olmak önemlidir.

Kadına sadece cinsellik için bir arada olunmadığının mesajı açık açık verilmeli, ona saygı duyulduğu hissettirilmelidir.

Bütün bunlar, süreçte kişilerin bağlantıda kalmalarını sağlayan durumlardır. Bu kriz durumundan birbirini yıpratmak yerine güçlenerek çıkan ilişkilerin örnekleri yadsınamayacak derecede çoktur.

Uzman Psikolog Zeynep Kaya