Sınırlar
Sınırlar kendimiz olabilecek kadar, kendi ihtiyaçlarımızı giderebilecek kadar alana sahip olabilmek demektir. Kendimizi izole etmek, herkese karşı katı bir tutum sergilemek değildir. Sınır koymak insanları hayatımızdan uzaklaştırmak, onlara had bildirmek, kavgacı olmak değildir.
Sınırlar herkes için aynı değildir. Herkesin alan ihtiyacı, hoş göreceği ve kabul edemeyeceği şeyler farklıdır bu nedenle sınır çizebilmek için önce kendimizi tanımamız şarttır. Bir şeyler uymuyorsa, iyi hissetmiyorsak doğru mesafeyi ayarlamamış olabiliriz. Kendinizi tanımak ve doğru mesafeyi ayarlamak için kendinizi gözlemleyip denemeler yapabilir ya da psikolojik destek alabilirsiniz.
Sınırlar kişisel ihtiyaçlarımızın ve değerlerimizin bir göstergesidir. Sınırlarınız duruma ve kişiye göre nasıl davranmanız gerektiğini şekillendirir. bireylerin iletişim kurarken karşı tarafa karşı koruması gerektiği tutum, inanç, değer ve seçimleridir. Sınır bireyin psikolojik duruşudur yani aslında bireyin ta kendisidir. Ne olduğu, ne olacağı ve ne olmadığıdır. Sınırlar bir diğer söylemiyle kararlarımızdır. Sınırlarınızı belirlemek ve korumak kişisel refahınız için önemlidir, bu yüzden bu konuda kendinize izin verin ve kararlı olun.
Kişinin kendi iyilik halini koruyabilmesi ve sağlığı için sınırlar gereklidir. Kişisel sınırlarımızı belirlemek ve bu sınırların ihlal edilmemesi için çaba göstermek; öz saygımızı, özgüvenimizi ve öz farkındalığımızı geliştirir. İnsanlara sınır çizmek bazen zor olabilir ancak sağlıklı sınırlar kurmak önemlidir.
Sınır koyarken kendimizi nasıl ifade ettiğimiz önemlidir, uzunca bir zaman kendimizi ifade etmemenin acısını çıkarırcasına tepkiler verirsek yalnız kalabiliriz ve onca zaman “sınır koyarsam yalnız kalırım’ inancı doğrulanmış olur.. Fedakar kişiler o çizgiyi çizemez ve ilişkiler içerisinde çok yıpranır, haksızlık hissederler. Bazı insanlar da o kadar çok sınır çizer ki, bütün kırmızı çizgilere uyum sağlayacak kadar birilerini bulmakta zorlandıkları için yalnız kalabilirler. Kırmızı çizgilerin fazlalığına da dikkat etmemiz gerekmektedir. O kadar yoğun bir alan ihtiyaçları vardır ki, artık diğer insanlar çok uzakta kalmışlardır.
Sınır koyduğunuz zaman gerçekten de bazı insanlar hayatınızdan çıkabilir, size değer veren kişiler sizin kırmızı çizgilerinize de değer verecektir ve kendinize alan açmanın bir sonucu olarak diğer insanlarla aranıza mesafe girebilir. Herkesin kırmızı çizgileri farklı uzunluktadır, yakınlık ihtiyacı da herkes için aynı değildir. İhtiyaç duyduğunuz saygı ve alanı koruyarak insanlarla yakınlaşmanız bir hayal ve fazla bir istek değildir.
Eğer size bu alanı sağlamayan bir ilişki içindeyseniz gerçekten de, sınır çizdiğiniz zaman o ilişki bitebilir ama bu kendi iyiliğiniz için olması gereken bir şeydir, siz de herkes gibi kendi ihtiyaçlarınızı öncelemeyi hakediyorsunuz.
Sınır çizmenin bazı yolları:
1.İhtiyaçlarınızı ve sınırlarınızı belirleyin. Hangi durumlarda rahatsız olduğunuzu veya sınırlarınızı aştıklarını hissettiğinizi düşünün.
2. Net ve açık bir şekilde ifade edin. Sınırlarınızı belirlemek için net ve anlaşılır bir şekilde ifade edin. Karşınızdaki kişiye neyi kabul edip etmediğinizi açıklayın.
3.Kendinize güvenin. Sınırlarınızı belirlerken kendinize güvenin. İnsanların sınırlarınıza saygı göstermesi gerektiğini unutmayın.
4.Tepkilerinizi kontrol altında tutun. Sınırlarınızı ihlal eden bir durumla karşılaştığınızda sakin kalın ve net bir şekilde sınırlarınızı tekrar ifade edin.
5.Örneklendirme yapın. Sınırlarınızı anlatırken somut örnekler verin. Karşınızdaki kişinin neyden bahsettiğinizi ve neden sınırlarınızı belirlediğinizi anlamasına yardımcı olun.
6. Tepkilerinizi uygun şekilde gösterin. Sınırlarınız ihlal edildiğinde uygun tepki göstermek önemlidir. Bu, sınırlarınızın ciddiyetini ve önemini vurgulamaya yardımcı olur.
7. Sınırlarınızı sürekli olarak yeniden değerlendirin. İhtiyaçlarınız ve sınırlarınız zamanla değişebilir. Bu nedenle düzenli olarak sınırlarınızı gözden geçirin ve gerektiğinde ayarlamalar yapın.
Uzman Klinik Psikolog Bahar Demir

