Yalnızlık…
Hadi yalnızlık isimli bu makalemizde küçük bir egzersizle başlayalım. Sessiz ve sakin bir ortamdaysanız gözlerinizi kapatın. Ardından ‘’çocuk sen’’ i hayal edin. Gelen görüntüyü incelemeye başlayın. Kaç yaşındasınız? Üstünüzde ne var? Neredesiniz? Yalnız mısınız? Ne hissediyorsunuz? Tırnak ucunuzdan saçınızın diplerine kadar bedeninizi tarayın.. Bedeninizde rahatsız edici bir his var mı? Varsa en çok nerenizde hissediyorsunuz? Son olarak o çocuğa şunu sorun.. (Eğer olumsuz bir beden duyumunuz ya da duygunuz varsa) Şu anda neye ihtiyacın var??
Bu sorunun cevabı ‘’sevilmeye, ilgilenilmeye, korunmaya, yalnız kalmamaya, yol gösterilmeye..’’ gibi cevaplar ise duygusal yoksunluk şemasına sahip olabilirsiniz demektir.
Dünyaya herkes gibi biz de savunmasız bir şekilde geliriz. Yeme, içme gibi ihtiyaçlarımızın yanında yukarıdaki cevapları da içeren bir çok duygusal, sosyal ve psikolojik ihtiyaçlarımız da dünyaya bizimle birlikte gelir. Eğer bu ihtiyaçlarımız karşılanmaz ise yetişkin oldukça bu ihtiyaçlarımızın hiçbir zaman ve hiç kimseyle karşılanmayacağına dair inançlarımız yeşermeye başlar. İnsanlara dair beklentilerimizi sınırlı tutarak hayal kırıklığı yaşamaktan kaçınırız. Yalnızlık duygusu bir gölge gibi bizi takip etmeye başlar. Bazen insanlar arasında bile yalnız hissederiz.
Duygusal yoksunluk kendisini 3 alanda gösterir:
1- Korunma yoksunluğu: Kişi kendisini savunmasız hisseder ve kimsenin kendisini koruyacağına inanmaz. Hayatında yol gösterici birinin olacağına dair beklentisi yoktur.
2- Bakım yoksunluğu: Kişi sevmek-sevilmek, samimiyet, arkadaşlık gibi ihtiyaçlarının
3- Empati yoksunluğu: Kişinin duygularını rahatça ifade edebileceğine ve anlaşılacağına dair inancının olmamasıdır.
Duygusal yoksunluk kişiyi hem bireysel olarak kaygı, depresyon gibi hastalıklara açık hale getirir hem de ilişkisel problemlere yol açar. Kişi ilişkide bulunduğu kişilerden ihtiyaçlarına yönelik talepte bulunamaz. Karşı taraftaki kişinin ihtiyaçları ön plandayken, kendi ihtiyaçlarını geri plana atar. Romantik ilişkilerinde kendisini yoksun bırakacak partner seçme eğiliminde olur. Bazen de bundan korktuğu için ilişki kurmaz. Kendi ihtiyaçlarını, duygularını bastıran ve partner seçme paterni bu şekilde oluşan kişi gerçek anlamda yoksun kalmaya başlar.
Uzm. Klinik Psk. Yaşar Emre Ertürk

